Kelam

İşgalin Mahiyetini İdrak Edememek

Âlemlerin rabbi Allah azze ve celle muhtaç ve yol bilmez kullarına vahiyle yürüyeceği yolu göstererek1 onları karanlıklardan aydınlığa2 ulaştırmış, insana büyük lütufta bulunmuştur3. Sıratı müstakim üzere yürüyebilmenin şartlarından biri de dosdoğru yoldan saptıran yolları da bilmeyi gerektiriyor. Kuranı azimüşşan iyi incelendiğinde sapmış olanların yolunu neden teferuatlı bir şekilde zikredildiği bu bağlamda iyi anlaşılır.

Enam suresinde rabbimiz şöyle buyuruyor;

Ve kezalike nufassılul ayati ve li testebine sebilul mucrimin.

Suçlu-günahkarların yolu apaçık ortaya çıksın diye, ayetlerimizi işte böyle birer birer açıklıyoruz.4 Bir başka mütavatir kıraatte; ve li tubeyyine sebilel mucrimin şeklinde okunmuştur. O zaman şu şekilde mana alır;

Sen mücrimlerin yolunu açmaya, anlatmaya, mazlumlara göstermeye mecbursun.5

Biz vatanları işgal edilmiş müminler de bunu kendimize kendimizce vazife bilmişiz. Bu bağlamda son dönem tarihinin en etkili siyasi düşüncesi olan kemalizmi tanımaya ve tanıtmaya gayret edeceğiz. Kemalizmi tek bir tanım tek bir model ve anlayışa indirgeyenler anlayamazlar. Bu nedenle kemalizmden değil aslında Kemalizmlerden bahsetmek gerekecektir. Kemalizm modelleri olarak şunlardan bahsedilebilir;

Bunlar sağ veya sol Kemalizm, devletçi veya liberal Kemalizm, muhafazakâr, kültüralist veya reformcu Kemalizm .6

Kemalizm hayat anlayışını-ki İslam literatüründe bunun adı dindir- Tanzimat ve meşrutiyetten hatta Fransız ihtilalinden bağımsız düşünmek de hata olur. Osmanlıda medeni hukuk üzerinde yapılan değişiklikler Osmanlının kemalizme doğru evrildiğini açık bir şekilde gösteriyordu. ittihatçıların yarım bıraktığı işi Kemalistlerin devraldığını söyleyebiliriz. Osmanlı da cumhuriyet tarihi öncesi meclislerde yani mebusan ve ayan’da görev alanlar incelense kemalizmin temellerinin orada atıldığı açkça görülür. Ahmet rıza bey gibi kişilerin fransadan yurda geri döndüğünde ‘’hürriyetin babası’’ olarak törenle karşılanması meseleyi özetler aslında. Bu hususta epey bir malumat var lakin konumuz değildir. Detaylı bilgi için bknz7

Kemalizmin topluma hakim bir anlayış olabilmesi için elbette Müslüman toplumdan bağımsız hareket edemezdi. Bunun içindir ki yukarıdaki Kemalizmlerin bir çoğu kendi dönemlerinde ihtiyaç duyuldukça yürürlüğe sokulmuştur. Örneğin; izmire giderken balıkkesirde hutbe okur sonra döner hutbe okuyanları mahkum eder. İçki yasağı koyar sonra bunu hayattan söküp atar. Türk milleti dindar olmalıdır diyen de Kemalizm ‘’ biz ilhamımızı gökren indiği sanılan kitaplardan almıyoruz diyende

1 Ali İmran 138 2 Bakara 257 3 Ali İmran 164 4 Enam suresi 55 5 Bknz; Alaeddin palevi hoca kuranın incelikleri 1 dk;28

6 Modern türkiyede siyasi düşünce 2. Cild, Kemalizm syf 14 iletişim yay.

7 Kemalist Düşüncenin Osmanlı Kaynakları ERIK-JAN ZÜRCHER age, s 41-55

Kemalizm. Camide namaz kılmayı laikliğe aykırı gören inönü de kemalisttir biz müslümanız Müslüman kalacağız diyen celal bayar’da. Ezanı yasaklayanda serbest bırakanda kemalizmdir. Bu değişkenliğin sebebi toplumun nabzını tutmaktır. Cumhuriyet tarihinin ilk yıllarında meclis mebusları dahi birçok kişi kurdukları yeni devletin hilafetin temini ,islamın son kalesi olarak zannediyordu.8 Said nursi gibi şahsiyetler dahi böyle zannediyordu. Ankaraya gittiğinde karşılaştığı manzarayı şöyle ifade ediyordu 1338'de Ankara'ya gittim. İslâm Ordusu'nun Yunan'a galebesinden neşe alan ehl-i imanın kuvvetli efkârı içinde, gayet müthiş bir zmdıka fikri, içine girmek ve bozmak ve zehirlendirmek için dessasâne çalıştığı­nı gördüm. "Eyvah," dedim. "Bu ejderha imanın erkânına ilişecek!9

Böylesine ferasetli ve basiretli sandığımız bir kişiyi dahi tabiri caizse ters köşe yapabilmiş kıvraklığa sahip bir anlayıştı Kemalizm.

Kemalizmin, İslam ile münasebeti hükmedeği toplumdan dolayı zaruriydi. Dinden sıyrılmak isteyen Kemalizm dini bütün şiarları toplum içinden usulen kaldırmaya başladı. Cebren veya ikna yoluyla, islam toplumunu ve İslam devleti bakiyesini laik demokrat bir şekle büründürmak istiyordu. Cebren olan kısmını kel alilerin10 yürüttüğü resmi cellatlık idi. İkna kısmı ise dini vicdanlara ve camilere hapsederek kontrol altına almak suretıyle ile yapabilirdi. Meclisteki şu kayıtlar bu meseleyi özetler niteliktedir;

"Muassir medeniyet hukuku ammesinde, millet hakimiyetinin tecellisine medar en mütekamil devlet şeklinin laik ve demokratik cumhuriyet olduğu müsellemattandır. Millet Meclisinin ittifakiyle tasvip edilmiş olan Kanunu Medeni, Ceza Kanunu gibi müdevvenata hazıramız da bu esası tatbikat ve fiiliyat sahalarında tecelli ettirmektedir. Esasen devlet bir şahsiyeti maneviye olduğuna göre bizatihi bir merhumu mücerrettir. Dinin maddi şahıslara tahsil ettiği mükellefiyetleri, farzlari amelen ifasına imkan da mutasavver degildir. Böyle mümkün olmayanı istihsal peşinde israrın bir zaif - butun zaiflar gibi zararli bir zaıf teşkil edeceğinde şüphe yoktur. Esbabi mesrudeye binaen läyik devletin esas telakkisine münafi fikraların Teşkilatı Esasiyeden tayyi teklif olunmuştur. Turk Inklabi, din ile dünya işlerini karıştıran ve her türlü müşkülata sebep olmaya müsait bulunan mevadi kaldıracak ... (böylelikle) beşeriyetin manevi saadetlerini deruhte eden din.agyar eli deymeyen vicdanlarda bulent mevkiini ihraz ederek Allah ile fert arasında mukaddes bir temas vasitasi haline girmis bulunacaktır.11 İnönü hükümetinin dahiliye vekili şükrü kaya mecliste şöyle ifade ediyordu bu durumu; ‘’Maksadımız dinin memleket işlerinde müessir ve amil olmaması temin etmektir. Dinler vicdanlarda ve mabetlerde kalsın, maddi hayat ve dünya işine karışmasın. ‘’12

8 Kırşehir mebusu müfid efendi itirazları için, tbmm zabıt ceridesi 1-1959;iştar b.tarhanlı Müslüman toplum laik devlet afa yayıncılık s 16 9 Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, 1:667; Nursî, Lem 'alar. 292.

10 Sadece kel ali (ali çetinkaya)5bin 216 kişi idam ettiğini söylemiştir;

https://www.fikriyat.com/tarih/2018/03/07/hukuk-tarihimizin-utanc-yillari-istikll-mahkemeleri 11 Tbmm zabıt ceridesi III(tarihsiz) ;age s19 12 Tbmm zabıt ceridesi V,16(19)61. Age s157

Özet olarak prof. Dr. Binnaz toprakın ifadesiyle; her ne kadar çelişkili görünse de, islamiyette dini devletten ayırmanın olanaksızlığı dinin devlet brokrasisine bağlanarak kontrol altına alınmasıyla sonuçlandı.13

Kemalizm önderleri cumhuriyet tarihinin başlarında ‘’reform projesi’’ ile dini değiştirmek istediler fakat başarısız olacaklarını yolun başında anlayınca vazgeçtiler. 14 kendilerinden sonrakilere devrettiler. Kemalizm devlet işlerinde kendi dünya görüşünü hakim kılsa da halka inemedi bütünüyle. Tabi yönetilenler yönetenlerin dini üzere kaidesince bu direnç çok fazla sürmeyecekti.Yaptıkları inkılaplarla geçmişle bağı koparılacak, kılık kıyafetinden cebindeki saat ölçüsüne kadar bütünüyle kendi değerlerine aykırı bir hayata mahkum edilmiş, alimleri bir gece gazete okuyamayacak duruma düşürülmüş bir halk ne kadar ayak diretebilir ki?

Kemalizmin amacı ümmetten ulusa, müminden vatandaşa, cemaatten sivil toplum kuruluşuna evirmekti. Bunu ilk zamanlarda başaramadı fakat altın çağında bunu en üst seviyeden hayata hakim kıldı. Dini camilere hapseden Kemalizm bu hapsin gardiyanlarını kendilerine gönülden bağlamayı başarmıştır. Tekke ve zaviyelerin kapatılması kanunu ile Osmanlının en büyük sultanlarının 50 metrekarelik türbelerini güya hurafe ve bidatlerin kaynağı göstererek kapatmış lakin 750 bin metre kare türbeyi15 devlet kendi eliyle inşa etse de bu sorun edilmemiştir. Çünkü Kemalizme göre İslam toplumuyla(irtica diyor) mücadele etmek yunan ile mücadele etmekten daha önce ve önemlidir. 16 Kemalizmin hayata geçişi yani seküler bir toplum inşası kemalizmin altın çağı dediğim şu zamanlar mümkün oldu. Bu örgüyü anlamak için devlet aygıtının çalışma mekanizmasını iyi anlamak gerekir. Şunu hatırlatmakta fayda var. Devlet bir ideoloji üzerine inşa edilir. Yıkılana kadar devletler bu ideolojden şaşmazlar. Hükümetler değişebilir, politikalar değişebilir söylemler tam zıt hale gelebilir lakin devletin temeli oluşturan anlayış üzere devlet yaşar yahut ölür. Bu bilinen bir durumdur. Örneğin yeryüzünün en büyük tağutu olan abdye baktığımızda son 4 başkanın değişmesi neyi değiştirmiştir. Eğer bu kabulü değiştirmek isteyen olursa devlet onu imha eder. Bu bazen bir kasetle bazen bir mermiyle olur. Bu mekanizmaya derin devlet ismi de verilmiştir.

Kemalizm temelleri üzerine inşa edilmiş laik demokratik Türkiye cumhuriyetinin çalışma prensibi kendi ilkeleridir. Bu tek partili dönemin tek partisi aslında devletin ta kendisi olan chpnin altı oku temsil etmektedir. Kim gelirse gelsin hükümet olarak bu prensipler hayata hakimdir. Velevki söylemler ve eylemler değişik görünse de. Yakın çağ türk siyasi tarihine baktığımızda ister uç görülen Erbakan dönemi ister askeri yönetim isterse kemalizmin altın çağı akp dönemi olsun hiç birinde bu ilkelerden ,devletin yörüngesinden sapma ve kayma olmamıştır.

Belli dönem kemalizmin ilkeleri elden gidiyor diye ortalığın kızışması ve yapmacık kavgalar o dönemin adamlarının olgunlaşmamasından kaynaklı meseleden başka bir şey değildir. Adnan menderes gibi atatürkün manevi evladı olan kişi kraldan çok kralcıların kurbanı olmuştur. Rejim yani Kemalizm kendi bekası için bazen hacamat misali kan akıtmaktadır. Turgut özal gibi güya halkın dindar kabul ettiği kişi Kemalizmin sadık bir evladıdır. Eşi semranın dediği ‘’biz hem Müslüman hem laikiz. Hacca gittim ama içkimi de içerim’’17 sözleri belki ılımlı İslam ılımlı Kemalizm dönemini yaşayanlar tarafından artık daha

13 B. Toprak dinci sağ geçiş sürecinde Türkiye İstanbul 1990,240.; Age 156 14 Bknz; türkiyede İslamcılık-batıcılık mücadelesi, s 331-338 15 anıtkabir 16 Bknz f. Rıfkı atay, eski saat s.330;abdurahman dilipak, laisizm s51 beyan yay.

17 Dilipak, age s161

rahat anlaşılabilir. Tabi bazen barajda biriken suyun tahliyesi de gerekecektir. Koskoca bir medeniyeti yok etmiş bir yapı ezanı Arapça haline tekrar dönderince zilletin sindiği kişiler elbette bunu bayram diye kutlayacak ve bu işi yapanlara rahmet okuyacaklardır. Sarayı soyup soğana çevirenlerin geride bıraktığı küllüğe sigarasının külünü döken kralın hırsıza teşekkür etmesi gibi.

Dini bütünüyle yok etme girişiminden sonra başarısız olan Kemalizm yukarıda ifade ettiğim gibi dini kontrol altına alma politikası icra etti. Bu çabaların en önemlisi laikliğin dinsizlik olmadığına halkı ikna etmek idi. Bunu başaracakları yer tabi ki din adına konuşulan diyanet işleri teşkilatıydı. Kuruluş gayesi de aslen buydu. Yakında ölen anayasa profesörü sol kemalizmin temsilcilerinden sayılabilecek mümtaz soysal şöyle demektedir;

Laik bir devlette Diyanet İşleri Başkanlığı’nın genel idare içinde yer alması, Türk devriminin özelliklerine uygun bir laikliğin, yani dini toplum işlerinden kişisel vicdanlara itebilme işinin daha sağlam ve emin yollardan gerçekleştirilmesi dışında herhangi bir anlam taşıyamaz.18

Turgut özal hükümeti döneminde milletveklliği ve birçok etkili görev yapmış kazım oksay 13 aralık 1986 tarihinde tbmm de bir konuşmasında şöyle demektedir;

Diyanet işleri başkanlığının hizmetleri cumhuriyetimizin demkratik ve laik karekteri göz önünde tutularak verilmektedir. Böylece milletimizin manevi alandaki ihtiyaçları bizar devlet tarafından karşınmakta ve demokratik rejim için tehlike teşkil edebilecek akımarın gerçekçi ve akılcı tedbirlerle önlenmesine çalışmaktır.19

Kemalizm demokrat değildir. Makyevelisttir. Atatürk’de demokrat değildir. 20 kendi lehine olacak her iş Kemalizm için mübahtır. Binlerce insanın kanını kara leke olarak taşıyan bu inanç neyi mübah görmesin ki.

Halkının hiçbir değer yargısını kale almayan yok eden, ona savaş açan bir anlayıştır Kemalizm. Kemalist rejimde tebaasının çoğunluğu Müslüman olduğu halde en az nufusa sahip azınlıklar kadar dahi değerleri göz önünde bulundurulmuş değildir. İslamın bir hayat nizamı olduğunu ifade etmelerine rağmen hayatın tek bir yerinde bile islama müsaade etmemiştir Kemalizm. Tecavüz etmediği bir tek mahrem alanı kalmamıştır islamın kemalizmin hüküm sürdüğü topraklarda. Bu ifadelerimi islamı namaz dini olarak görenler elbette idrak edemeyceklerdir. Şapka kanunu çıkartıp şapka takmadı diye onlarca kişi idam ettiler.Urfada dükkanında bereket vb dualar asılı bulundu diye ölüm cezası verdiler. Onlarca zülüm örnekleri sayılabilir lakin en büyük zülmü şu oldu kemalizmin; bu halka Allaha ortak koşturdular. Artık dün kendilerine kıyan bu nizamın koruyucuları bizzat kendileri oldu. Atatürk ilah değil demek bu toplumda garipsenecek hale geldi. En büyük cürümü bu oldu. Yukarıda ifade ettiğim gibi Kemalizmler dönem dönem başka varyantlarla yürürlüğe sokulur. Ümmetin Kemalizm gibi İslam dininden ateizm kadar uzak bir anlayışı benimseyebilmesi bu durumdan kaynaklanmaktadır. Özellikle sağ Kemalizm İslami hassasiyeti olan ve sindirilmiş kişilerce arayıp bulamaycakları bir anlayıştı. Sağ demalizmin 1946-1960 arası demokra parti ile başladığını 21söyleyebiliriz. Aslında Kemalizm ile halkın kuçaklaşmaya başladığı zamanı da buradan başlatabiliriz.

18 M. Soysal, Yüz Soruda Anayasanın Anlamı, Gerçek Y. s. 174

19 Dilipak, age s 59.

20 Mehmet Barlas 14 mayıs 1987 de güneş gazetesi 21 Bora ve taşkın 20004;Kemalizm ve demokrasi üzerine bir değerlendirm8e Fatma yurttaş s74

Fakat kemalizmin devlet dairelerinden sokaklara indiği dönem ise 2002 den başlatılmalıdır. Sağ kemalizmin türk İslam sentez kanadını temsil ettiğini gayet rahat bir şekilde ifade edevikiriz. Belki bu zıt bır durum gibi gözükeblilir lakin devlet idaresini anlamış kişiler söylediğim bu hususa hal verecektir. Konunun anlaşılması için kemalizmin ve derin devletin temsilcisi niteliğinde davranan doğu perinceğin Kemalizmleri nasıl hayata döneme göre geçirdiğine bakalım;

Doğu perinçek başörtüsü tartışmalarının yoğun bir şekilde yapıldığı 1987de saçak dergisinde şu ifadeleri kullanır;

‘’Başörtüsü, başı soğuktan, rüzgârdan, kardan, güneşten koruyan örtüdür. Baş örtmek, Nur Sûresi 31. âyetin gereğini yerine getirme düşüncesinden de kaynaklanabiliyor. Bu inançta olanlar, giyimlerini, kuşamlarını özgürce seçebilmeli ve gönül rahatlığı içinde giyinebilmelidir.

“İslamiyet de bütün dinler gibi ‘dünyaya nizam verme’ iddiası taşır. Hatta İslamiyet, daha doğuş döneminden itibaren bir devletin ideolojisi olmuş ve fethettiği dünyaya nizam da vermiştir. Bu nedenle İslami inançların, bireylerin vicdanları içinde, Allah ile kul arasında kapalı kalmayıp, siyaset alanına yönelmesi, doğaları gereğidir. Bir insan, başını örtmekle siyasal bir bildirimde bulunmak istiyorsa, bu tavrı da hoşgörüyle karşılanmalıdır. Toplumumuz, yüz yıldır değişen, canlı ve hareketli bir toplum. Çeşitli hayat ve davranış biçimleri birbiriyle çelişme ve mücadele içinde. Bir yanda ehrama büründürülen kadın var, öte yanda bikini ile denize giren kadın. Bu davranışların siyasal tavırlarla kendilerini ortaya koymaları olağan.”

“(…)

Üniversitede okuyabilmek için, başörtüsünün çıkarılmasını zorunlu tutmak bu tür uygulamalar, benim vicdanımı rahatsız ediyor. Bu tavır, aslında çağdaşlaşma sürecinin tam karşısında mevzilenen, günün resmi ‘Atatürkçü’lerinde görülüyor.”22

Atatürkçülüğün lideri olarak görülebilecek ulusalcı şu an sol kemalizmi temsil perinçek türkiyede ilginç işlerin döndüğü dönemde cezaevinde iken ise şunları ifade eder;

“Türban özgürlüğü” diye bir özgürlük olabilir mi?

Eğer ağanın marabası olmak özgürlük ise, türban da özgürlüktür.

Şeyhin ayağına yüz sürmeye özgürlük diyorsanız, türbana da özgürlük demeye devam edin. Cariyelik özgürlükse, türban da özgürlüktür. Türban, insanın kul, kadının cariye olduğu topluma denk düşen bir örtü; işin gerçeği budur.

Özgürlükler, demokratik devrimlerle geldi. Özgürlük, Ortaçağ ilişkilerinden kurtulmaktır. Kadın açısından özgürlük, eşitliğe kavuşmak, toplumun çalışan, üreten, yaratan, onurlu üyesi olmaktır. Yoksa padişahlığa, ağalığa, şeyhliğe, erkek tahakkümüne dönme özgürlüğü yoktur.

22 https://www.hkp.org.tr/soyle-bakalim-pda-denen-pervaneler-tekkesinin-bin-kalipli-seyhi-basortusu-turban-kadinin-ozgurlugunun-mu-yoksa-koleliginin-ya-da-esaretinin-mi-simgesidir-h/

Demokratik, özgür bir toplum kurmak isteyen bir parti veya insan, türban ve özgürlük kavramlarını yan yana getiremez. Bu, esaret özgürlüğünü savunmaktan başka bir şey değildir.

Bireysel özgürlükleri tarihsel içeriğinden koparır ve Ortaçağ kafasıyla yeniden tanımlamaya kalkarsanız, yeniden kul olursunuz; cariye olursunuz.23

Sizce bu değişimin sebebi nedir? Sebebi şudur; kemalizmin halkın nabzını tutması ve rahatladığı dönemde aslına dönmesidir. Bu örnekle şunu anlatmak istedim. Eli abdestli Kemalist olur mu? Elbette alası olur. Namazlı zikirli tarikatli Kemalist olur. Eğer onların devrimlerini ayakta tutacak ise gerisi teferuattır. Napolyon için anlatılır mısıra girdiğinde ezan sesi işitir. Bu nedir diye sorar. Derlerki bu Müslümanların günde bes defa ibadetlerine çağrıdır. Napolyon sorar bizim egemenliğimize zararı var mıdır. Yok derler. O halde bırakın on defa okusunlar der.

Mısıra girdiğinde Arapça olarak dağıttığı beyannamesi şöyleydi;

Ey Mısırlılar! Size, benim buraya dininizi yıkmak için geldiğim söylenecektir. Bu açık bir yalandır, inanmayınız. Zalimlere benim buraya gaspedilmiş haklarınızı iade için geldiğimi, Allah'a Memlükler'den daha fazla inandığımı ve Hazreti Muhammed ile hayranlığımı celbeden Kur'an-ı Kerim'e hürmetkár olduğumu söyleyiniz24

İşgal edilmiş İslam topraklarının kaderi hep aynıydı. Napolyonlar orda da Müslüman kılığına girdi burada da girdi. Bazen namaz kılan oldu bazen içki içen. Bunlar öenmli değil eğer kendi egeenlikleri söz konusuysa mesele edilecek hususlar değil. Şimdi napolyoınlara razı olanlar neo kemalizmin eli abdestliler tarafından bu halka benimsetildiğinin farkına varamyacaklardır. Aile mefhumunun yok edildiğini söyleycekler lakin dönüp kendilerinebakmaycaklardır.

Devrimlerini dini yok etmek merkezınnde toplayan Kemalizm İslam üzerined çok sinsi oyunlar oynadı. Artık öyle başarılı oldu ki başörtülü ama Kemalist ,gece hayatı olan kızlar, ibadet eden ama tevhidin zerresinin olmadığı hacılar, sakallı lakin herhangi bir cemaat ile bağı olmayan vatandaşlar görmek mümkündür. Bu Kemalizmin toplum üzerindeki başarısıdır. Diyanet kurumunun din ile halka verdiği şekildir. İslam dini cemaati emrederken(bundan kasıt emiri kadısı vs olan İslam cemaati) diyanet kemalizmden aldığı yetki ve ilham ile bunu sadece camii cemaati oldupuna ikna etti.

Dün kemalizmden Allaha sığınan kişiler bugun kemalizmin bayramı diyebiceğimiz günleri kutluyor. Böyle olunca oy deposu olarak gördükleri halka Atatürkler sunup sevdirdiler. Atatürkün hafız ve seyyid olduğuna kadar söylendi. 25 o halde ne engel kalabilirdi.

Böyle değerlendiren bir tebaaya elbette onlar gibi yönetici verilecekti. Dün ^^hem laik hem Müslüman olunmaz ya laiksin ya Müslüman’’ diyenlerin szöleri unutuldu bugun uluslararsı arenada laik demokrtaik model olarak sunulan hale gelindi. Sistemi değiştirme hülyasıyla demokrasiye destelklerini esirgemeyenler bugun artık değiştirilmesi gereken bir şey kalmadığını söylemektedirler.

23 https://odatv.com/kadinlarimizi-cariye-yapacaklar--1210101200.html

24 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/napolyon-misir-i-isgal-ederken-ben-de-muslumanim-demisti-181916 25 http://www.yenimesaj.com.tr/ataturk-hafizdir-ve-seyyiddir-H1243095.htm

Çarşaflı Kemalistler, on kasımda atasına derdini yazılı ve sözlü anlatan abdestliler. İşte kemalizmin bu topraklarda insanları getirdiği hal bu oldu.

Kemalizmden nasibini tevhid ehli (?) kişilerde aldı elbette. Vatandaş şuuruyla hareket eden ümmetin sorunlarından haberi dahi olmayan, Kemalist değilim demokrat değilim diye diye yerinde oturan benceil bireysel ilginç tipler türedi. Bu kemalizmin cemaatleri26 kapatma kanununun onlar üzerindeki başarısıdır. Allah ve resulu cemaati onlarca kesin emir ile emrettiği halde ben cemaat ehli değilim diyerek hamdeden ilginç tipler…

İşgalin mahyetini idrak edemeyenler elbette işgali kurtuluş olarak göreceklerdir. Mesele şahıs veya parti meselesi değildir. Söylediklerim bir tarafa çekilmeye çalışılmamalı. Belirtmek istediğim husus İslam devleti diye yola çıkanlar devlet islamı ile insanları ikna ettiler. TSE damgalı bir dini dünden arayan dünden razı olan Kemalizm 2002 sonra kavuşunca halk ile kucaklaştı.

İslam dinin özellikleri ,kırmızı çizgileri yokmuş gibi kendilerini o din ile adlandıranlar sınır tanımaz oldular. Bütün ahkamını kar-zarar üzerine kurunca kendilerine karlı görünen bütün işlerde en önde oldular velevki İslam fıkhı buna şirk-küfür veyahut haram demiş olsa da. Çünkü fıkıh üstü bir fıkıh geliştirdiler; maslahat!

İslamı düştüğü yerden kaldırmak isteyenler islamın nasıl hangi ilkeler ile kalktığını bilmek durumdalar. Eğer ışık tutulmuş tavşan modundan çıkılmaz ise dünyada zillet ahrette zillet olacağını bildiriyor Kuran. Şavaşın zamanını ve mekanını tayin edenlerle mücadeleyi kaybetmeye mahkumuz. Oysa ki kavramları yaratan ,içlerini dolduran rabbin kulları, onun dininin temsilcileri savaşı da mahiyetini de yerini ve zamanını da kendisi belirler.

Yer altı yer üstü sömürüye 100 yıldır şahit olan bu ümmet artık aklını ve kalbini de sömürüye açmıştır maalesef. Ali Cengiz oyunlarını bir lokmada yutabilecek kabiliyete sahip olmuşlar. Bizler bu ümmetin fertleri olarak kurtuşun reçetesini hastalara ulaştırmak zorundayız, çok zor da olsa…

26 Tekke ve zaviyeleri kapatma kanunu

Tevessüm siteleri

Hepsi aynı çatı altında; istediğinize tek tıkla geçin.